Sağlık Pınarım

Pınar, her şeyden önce insanın sağlıklı yaşamını düşünür, insan sağlığı için çalışır. Pınar, saf, temiz ve doğaldır. Pınar, sağlıklı yaşamı destekler ve Pınar kalitesi yaşama özen gösterir.

Süt için

Çocuklar neden süt içmelidir?

Sağlıklı bir yaşam anne karnında başlar.  Öncelikle çocukluk ve ergenlik dönemiyle birlikte yaşamın her dönemi yeterli ve dengeli beslenerek sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir. Doğumdan itibaren yeterli ve dengeli beslenen bireyler daha sağlıklı, daha üretken bireyler olurlar.

Doğumdan sonra insanın ilk besini anne sütüdür. Anne sütü ilk 6 ay tek başına verilmelidir. 6. Aydan sonra bebeğin artan ve değişen ihtiyaçları sağlıklı yiyeceklerle çeşitlendirilmelidir. Süt çocuklar için bu anlamda en değerli besindir. Çünkü süt, yeterli ve dengeli beslenebilmek için gerekli, tanımlanmış 40’dan fazla besin öğesinin tamamına yakınını bileşiminde bulundurur. Süt, %21–36 protein,  %11- 48 yağ ve % 31–53 karbonhidrat içerir.

Kısacası süt yaşamımızın en önemli besinidir. Ayrıca yaşamımızın her evresinde tüketilmesi gereken temel besinlerin başında gelir.

Sürekli büyüyen ve gelişen bir organizmaya sahip olan çocukların beslenmesi büyüme ve gelişmenin yanı sıra hastalıklardan korunma ve erişkin dönemdeki sağlık için de gereklidir. Çocukların enerji protein yağ karbonhidrat ve minerallerden oluşan tüm enerji ve besin öğeleri gereksinimleri yaşlarına göre değişir.  Çocukların ihtiyacı olan enerji ve besin öğelerini dengeli bir şekilde karşılamak için temel yiyecek grupları olan süt grubu, et grubu, tahıl grubu, sebze ve meyve grubundaki yiyeceklerin yeterince tüketilmesi sağlanmalıdır.


Süt içen çocuklar daha başarılı

Yapılan araştırmalar süt içen ve süt içemeyen çocukların zeka gelişimi, ders başarısı ve zihinsel performanslarının farklı olduğunu gösteriyor. Süt içen çocukların daha başarılı olduğu, zihinsel performanslarının ve zeka gelişimlerinin daha iyi olduğu gerçeğinden hareketle her gün çocukların kahvaltısında ve yatmadan önce günde 2 bardak süt içmeleri gerekiyor.

Büyümenin sürdürülmesi ve fiziksel gelişimin olmazsa olmazı süt

İnsan hayatında en hızlı büyüme dönemi doğumdan itibaren ilk bir yıl ve çocukluk dönemidir. Sağlam diş ve kemikler, ideal boy ve kilo oranı, bağışıklık sisteminin güçlenmesiyle birlikte hastalıklara karşı direnç kazanma ancak bebeklik ve çocukluk döneminde yeterli ve dengeli beslenmeyle mümkündür. Yeterli ve dengeli beslenmenin en temel şartı da özellikle çocukluk döneminde süt ve süt ürünlerinin yeterince tüketilmesine bağlıdır. Dengeli beslenen, yeterince süt içen çocuklar süt içemeyen yaşıtları ile kıyaslandığında daha uzun boylu ve daha sağlıklılar.

Sütün protein kalitesi yüksektir.

Proteinler, dokularımızın yapı taşıdır. İnsan vücudu, en iyi şekilde hayvansal ve bitkisel proteinlerin dengeli olduğu sağlıklı beslenme ile en ideal şekilde gelişir. 
Sütün protein kalitesi çok yüksektir. Çünkü proteinleri oluşturan aminoasitlerin bileşimi açısından oldukça zengin aminoasit örüntüsüne sahiptir. Üstelik insan vücudun süt proteinlerinin yaklaşık % 90’ını kullanabilir. Bu nedenle süt, biyolojik değeri bakımından yumurta proteini ile birlikte en değerli proteinler arasındadır. Proteinler; vücut kaslarının ve organların gelişimini sağlar, vücut dokularının yenilenmesinde rol oynar, çocukların fiziksel ve beyin gelişiminde çok önemli görevleri bulunur. 

Çocukların süt içmesi için önemli diğer nedenler

  • Süt en ekonomik kaliteli protein kaynağıdır
  • Sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur
  • Tüketimi ekonomik, zevkli ve kolaydır
  • Birçok besin öğesi sütün içinde bulunur.
  • Kalsiyum gibi vücudun ihtiyacı olan birçok mineralin en önemli kaynağıdır
  • Tokluk hissinin oluşmasına yardımcı olarak çocuklarda obezitenin önlenmesine katkıda bulunur.

Sütün hayatımızdaki önemi ve faydaları

Sağlıklı bir yaşamın temeli olan sağlıklı beslenme vücudun ihtiyacı olan enerji ve besin öğelerinin yeterince alınıp vücutta kullanılmasıdır. Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin en önemli unsuru sütün gerekliliğidir. Çünkü süt vücudun ihtiyaç duyduğu C vitamini ve demir dışındaki bir çok makro ve mikro besin öğesini içinde barındıran yegâne sıvı besindir.

Süt özellikle çocukluk, gebelik-emzirme ve yaşlılık dönemlerinde kemik sağlığı açısından çok önemli bir besindir. Kemik sağlığı dışında sütün obezite, kanser, hipertansiyon, diyabet  gibi birçok kronik hastalıklarla ilişkisini gösteren bilimsel çalışmalar yapılmaktadır.

Süt ve süt ürünleri özellikle kalsiyum ve fosfor başta olmak üzere önemli mineraller, protein ve riboflavin (B2)  gibi bazı B grubu vitaminlerin en zengin kaynağıdır. Besin değeri bu denli yüksek olan bir besinin insan yaşamı ve hak sağlığı açısından çok önemli olduğu da her fırsatta vurguladığımız bir konudur.
Sütte bulunan besin makro ve mikro besin öğelerinin birçok besine göre bazı üstünlükleri bulunmaktadır. Örneğin sütteki kalsiyumun vücut hücreleri tarafından diğer besinlerdeki kalsiyuma oranla daha fazla kullanıldığı, büyüme ve gelişmeye daha çok katkı sağlaması, immün sistem üzerindeki olumlu etkileri, tansiyon ve kanser oluşum riskini azaltması, kilo kontrolünün sağlanması, diş çürümelerini önlemesi gibi çok önemli faydaları bulunmaktadır.

Günlük beslenmemize tüketmemiz gereken 4 temel yiyecek grubundan biri olan süt grubu, özellikle protein ve kalsiyum içeriği açısından her yaşta herkes tarafından tüketilmektedir. Süt; B2
 vitamini  (riboflavin), B12 vitamini, A vitamini, tiamin, niasin, fosfor ve magnezyum olmak üzere birçok besin öğesi için önemli kaynaktır.

Süt tüketimi ile doğrudan ilişkili kronik hastalıklar

Osteoporoz, hipertansiyon,  obezite, diyabet gibi kronik hastalıkların gerek önlenmesinde gerekse tıbbi beslenme tedavilerinde sütün çok önemli görevleri vardır. Sütte bulunan besin öğeleri ve biyoaktif bileşenlerin sağlığı korumada ve hastalıkların önlenmesinde etkili olduğu yapılan birçok araştırmayla gösterilmektedir.

Sütle ilişkili en önemli hastalık olan osteoporozu örnekleyecek olursak;

Kemiklerden kalsiyum çekilmesine bağlı olarak kemik mineral yoğunluğunda azalma ve buna bağlı olarak kırık riskinin artması olarak tanımlanan osteoporoz çocukluktan itibaren yeterince süt ve süt ürünü tüketimiyle önlenebilen kronik bir hastalıktır. Ülkemizde her 3 kadından ve her 5 erkekten birinin osteoporoz riski altındadır. Osteoporozdan korunmak için çocukluktan itibaren kemik mineral yoğunluğunun arttırılması ve yaşam boyu yeterli kalsiyum alınarak kemiklerden kalsiyum çekilmesinin önlenmesi gerekir.

 
Bu içeriği paylaşın;
 
 
 

Copyright 2016 Yaşar Holding A.Ş.

Gizlilik ve Kullanım Koşulları/KVKK
 
Site by LuckyEye
 

PINAR İLETİŞİM MERKEZİ

444 76 27